|

Ana Sayfa
hakkımızda
hizmetler
ekipmanlar
araştırmalar
organizasyonlar
haberler
iletişim
For English:
 |

DUMLUPINAR DENİZALTISI
BELGESELİ

Araştırmacı dalgıç olmanın en
güzel yanı, bilinmeyeni keşfetmek, bu yolda tarifi mümkün olmayan heyecanlar
duymak, ve birbirine canını teslim etmekten çekinmeyen bir ekip ile birlikte
yeniden var olmaktı. Dumlupınar araştırmasının amaçlarının başında, tarihi
ve kültürel değerlerimize sahip çıkmak, 21. yüzyılda artık Türk dalgıç ve
deniz araştırmacılarınında, dünyadaki meslektaşları gibi profesyonel,
donanımlı ve aynı derecede kabiliyetli olduğunu kamuoyuna göstermekti.
Özellikle Dumlupınar araştırması Detek ekibi için iyi bir çalışma
noktası olacaktı. Ekipte, Dumlupınar denizaltısındaki şehitlere yıllar sonra
ilk ziyareti gerçekleştirecek olanların yine aynı dünyaya gönül vermiş deniz
emekçisi Türk dalgıçların olması gerektiği inancı hakimdi. Çünkü dalgıçlar
ile deniz altıcılar arasında birbirine çok benzeyen acılar,sevinçler,uzun
ayrılıklar, heyecanlar ve bir kader benzeşmesi vardı. Detek ekibi,
yıllar sonra Çanakkale boğazının derinliklerindeki kabirlerinde yatan
sualtına gönül vermiş büyüklerini ziyaret edecek olmanın getirdiği ve sadece
bu yola baş koymuş insanların anlayabileceği, tarifi mümkün olmayan duygular
içerisinde görevlerine hazırlanıyorlardı. Bu sessiz dünyaya yapılacak
ziyarette herkes saygılı ve mümkün olduğu kadar sessiz kalmalı idi.
Dumlupınar
Ekspedisyonu
Resimleri
Bu proje, 3 sene önce Savaş Karakaş’ın Enes Edis ile bir sohbeti sırasında
ortaya çıkmış. Amaç senelerdir dalınamayan Dumlupınar deniz altısına dalıp,
şehitlerimizi şehitliklerinde ziyaret etmek ve bu güne kadar hiç
görüntülenemeyen şehitliğin belgeselini hazırlamak.
Bu dalışın planları derin su dalgıcı olan Enes Edis ( Detek Deniz
Teknolojisi Ltd.Şti nin sahibi ) ve Oğuz Kurtoğlu ( Operasyon Müdürü –
R.O.V operatörü – Santa Barbara City Collage Marine Tecnology nin ilk Türk
mezunu ) nun yıllar süren planlamaları sonun da 2 ayrı metot üzerinde
çalışmaya karar kılınmış. Bunlardan biri R.O.V ile ( Remote Operated Vehicle
– uzaktan kontrollü cihaz ) sualtı çekiminin yapılması, diğer bir metot ise
dalgıç tarafından batık deniz altıya ulaşılıp, şehitlerin ziyareti anısına “
VATAN SİZE MİNNETTARDIR “ plaketinin konulması ile düşünce aşaması
tamamlanır.
Dumlupınar dalışında kullanılacak Karışım Gaz Dalış Mani foldu ve Dora II
isimli akıntı asansörü nün yapımına başlanır. Dalış Manifoldu nun yurt
dışına sipariş ile yaptırılması uzun süre alacağı için malzemelerin bir
kısmı ( BORŞEN – HAMLET firmasından ) temin edilip , ofiste temiz bir ortam
da Oğuz Kurtoğlu tarafından tasarlanan, planı Rauf Tankal tarafından çizilen
ve profesyonel bir ekip tarafından tamamlanır. Satıhtan beslemeli bu Karışım
Gaz Manifoldu Türkiye de ilk defa Detek Deniz Teknolojisi tarafından
Dumlupınar Ekspedisyonunda kullanılmış.
Detek Atölyesinde ise, 1958 yılında Albay Vedat Dora tarafından
akıntı için planlanıp kullanılan “Dora akıntı asansörü ” örnek alınıp
geliştirilerek Ali Bat ve teknik ekibi tarafından yapılır ve onun anısına
ithafen “ Dora II “ ismi verilir. 4 ton ağırlığındaki asansörde akıntı ayar
kanatları bulunur. Bu çalışmalar sürerken Oğuz Kurtoğlu tarafından
hesaplamaları yapılıp oranları belirlenen karışım gazların ( Heliox - % 13,8
Oksijen- % 86,2 Helyum ) ( Nitrox - % 50 Oksijen - %50 Azot ) siparişi BOS
firmasına verilir. Dalgıç ekibi ise, tüm ekipmanların testlerini yapıp derin
su dalışı için hazırlanır. Bir yandan da dalış ile ilgili tüm brifingler
yazılır.
Dalıştan önce çekimde kullanılacak R.O.V ( uzaktan kontrollü cihaz ) sörvey
sınıfı bir cihaz olup 6 adet satıhtan hızları ayarlanabilen motora sahip,
çekim sırasında ortamı aydınlatmaya yarayan 4 adet 100 Watt lık halojen
projektörü ile, 330 mt kadar dalabilir, 6 mm 40 derece geniş açılı 70 derece
hareket edebilen objektife sahip R.O.V aynı zaman da bulunduğu yerin mevkii,
derinliği, ve su sıcaklığını bildirebilen bu teknolojik cihaz, Özel sektör
de ilk defa DETEK DENİZ TEKNOLOJİSİ Şirketi tarafından 4 yıl önce
satın alınıp, çeşitli projelerde kullanılır.
Tüm monitörler, kayıt cihazları, ve R.O.V cihazı nın denemeleri Sedat
Senyücel ve ekibi tarafından test kayıtları yapılıp hazırlanır.
Yüzer ekipman olarak; Detek Salvor Römorkörü ( 33 mt boyunda, 2 adet
towing ırgatı, 2 adet teleskopik vinç, 2 adet baş çapa, 4 adet 3 er tonluk
Stevin ve Danfort çapa , alçak ve yüksek basınç kompresörleri, 3 adet
jeneratör, Navtex , 2 adet radar cihazı, VHF , SSB , GPS, Side Scan Sonar
ile donanımlı ), Detek – 1 gemisi ( 18 mt boyunda, radar, VHF, Radyo
Telefon, GPS, Echosounder, Raytheon presicion fathometer sonar, 2 adet
kompresör, jeneratör ve 1 adet çift kabinli 2 kişilik basınç odası ), Katır
-1 çıkarma botu ( Detroit 270 hp, VHF ) ve 22 kişilik gemi personeli ve 13
kişilik dalgıç ekibi ile sevk ve idaresinden sorumlu Hasan Akkuş ve Mustafa
Çankaya kaptanlar ile görev dağılımı yapılmış, hazır halde Çanakkale
Limanına demirler.
İstanbul’dan gelen, Dora II akıntı asansörü, karışım gaz istasyonları, ile
Pakistan’daki biten şantiyeden gelen 3 kişilik çift kabinli Basınç Odası
konteynır ı ; Detek Salvor gemisine çok sayıda meraklı ziyaretçi nin
bakışları arasında güverte ye alınıp Mobilizasyon işi tamamlanır.
Ertesi gün, hazırlıklar yapılırken çok sayıda basın mensubuna Dumlupınar
Ekspedisyonunda görev alacak yüzer araçlar ile kullanılacak çekim ve dalış
ekipmanları nın tanıtımı yapılır.
Mevki ve sörvey çalışmaları için Selçuk Kolay ın Botnia teknesine Side Scan
Sonar cihazı monte edilir. Sörvey ekibinde Selçuk Kolay, Oğuz Kurtoğlu ve
Okan Taktak’ın çalışmaları sonunda Dumlupınar batığının noktasal olarak yeri
tespit edilir. 81 mt de başlıyan DUMLUPINAR, 105 mt ye kadar inmekte ve
sancağa 15-20 derece meyille yatmaktadır. Bu dip görüntüleri kağıt çıktılara
alınırken Saki Uğurlu tarafından çalışmalar kayda alınır.
Ertesi gün erken saatlerde Limandan ayrılan Detek Salvor gemisi nin
12 kişilik misafiri de bulunmaktadır. Misafirler kazadan sağ kurtulan
Hüseyin İnkaya ve Hüseyin Akış ile 1958 yılında dalışı gerçekleştiren derin
su dalgıcı Yılmaz Süsen ve kazada yakınlarını kaybeden şehit aileleridir.
Dumlupınar Şehitliğinin üstüne gelindiğinde denize çelenk atılarak saygı
duruşunda bulunulur. Çok duygulu anlar yaşanmaktadır ve Savaş Karakaş’ın 10
kişilik belgesel film ekibi çekim yapmaktadır.Detek Salvor gemisinin
Kaptan Köşkünde yapılan röportajlarda ise duygu dolu anlar yerini göz
yaşlarına bırakmıştır. Bu duygusal saatlerden sonra Limana yanaşılarak
misafirlerini uğurlarlar. Şehit yakınları ilk defa Detek Salvor ile
şehitliklerini gezerler ve anlatılması zor duygular ile yüklü olarak gemi
personeliyle vedalaşırlar. Ertesi sabah erken saatlerde batığın üzerine Four
Point Anchoring ( 4 nokta çapalama ) sistemi ile konuşlandırılır. Bu
çalışmalarda 3 er tonluk 2 adet Stevin 2 adet Danfort çapa kullanılır.
Detek firmasına ait 2 yardımcı gemide konuşlandırmada görev alır. Diğer
yandan da Nara Burnunda bulunan Batığın konumu tam Boğaz trafiğinin gidiş –
geliş yolu arasındadır. Bunun için Uluslar arası gündüz ve gece işaretleri
kullanılırken geçiş yolu üzerindeki risklere karşı emniyet tedbirleri
alınır. Kaptanlar tarafından gemi Jurnali tutulurken, Çanakkale Trafik
Kontrol, Çanakkale Liman Başkanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı ile telsiz
muhaberatı sağlanır. 13 gün sürecek bu çalışmalar sırasında Boğaza girip –
çıkan gemiler çok yakın seyrederler Detek Salvor gemisine.
R.O.V cihazı ile operasyon çalışmaları, ve sualtı görüntüleri kaydedilmeye
başlanır. R.O.V cihazının batık üstünde herhangi bir yere takılma riski
olmasına rağmen problemsiz tamamlanır. Ve 20 saatlik kayıt gerçekleştirilir
. Bu arada Detek Salvor un salonuna kurulan kayıt cihazları ve 3 adet
monitörden, görüntüler masada bulunan Amerika’dan Prodüktör Savaş Karakaş
tarafından getirtilen Dumlupınar’ın projeleri üzerinde kaydedilen yerler
belirlenir ve ona göre Dumlupınar’ın tüm kapakları, kulesi, uskunduraları,
şaftı, pervaneleri, “denizaltı battı şamandırası” ndan kopup denizaltının
üstüne düşen kalın irtibat kablosu ve şamandıra yuvası görüntülenir.
Denizaltının üstündeki güverte tahtaları bile çok net şekilde kayda alınır.
Kıç taraftan başlanan görüntüleme operasyonu, başa kadar devam eder bu arada
çarpışmada yara alan kısım görüntülenir. Gece devam eden çekimlerde R.O.V
nin ışıklarına çok sayıda balık, ve kalamar toplanır.
Dalış operasyonu başlamadan önce, 13 kişilik dalgıç ekibi tarafından Kirby
Morgan Superlite 17B ve Kirby Morgan 18B Band Mask dalış başlıklarının son
kontrolleri yapılır, dalgıç ile satıh arasındaki telekomünikasyonu
sağlayacak olan ve özellikle karışım gaz dalışlarında kullanılmak için
tasarlanmış AMCOM II marka telefon cihazının ses bağlantıları nın son
kontrolleri yapılır. Bu satıhtan beslemeli karışım gaz dalışında, Commercial
Procedür kullanılacak ve U.S. NAVY mix-gaz deko tablosu uygulanacağı
Operasyon müdürü tarafından bildirilir.
Dalış günü sabahın erken saatlerinde başlayan hareketlilik ve heyecan daha
da artar.Son dakika brifinginde, dalışın zor şartları, akıntı, görevlerin
eksiksiz tamamlanması vurgulanır.Dalış boyunca DETEK SALVOR yedeğinde
bulunan DETEK-1 gemisinin içersindeki diğer Basınç odası da
hazırlanarak ek önlem alınır.( Kuzey denizinde yaşanan platform kazaları
örnek alınarak Detek Salvor gemisinin başka bir gemi ile çarpışması
durumunda aşağıdaki dalgıç satha geldiğinde 2. basınç odası bağımsız olarak
beklemektedir. ) Bu çalışmalar yapılırken Gemi Doktoru Sualtı Hekimi Doğu
Çankaya ya dalgıç İsmail Kocakuşak sağlık çalışmalarında yardımcı olur,
alınması gerekli tedbirleri ve kullanılacak cihazların kontrollerini
yaparlar.
Sıra Enes Edis in gerçekleştireceği yüzey destekli karışım gaz dalışı için
dalış ekipmanlarının giydirilmesine gelir. Heliox kullanılmasından ve
denizin soğuk olmasından dolayı vücut ısısı çabuk düşeceğinden kuru elbise
içersine polar giysiler giyer. Bu anlar da tüm ekip profesyonelliği ile son
derece dikkatli çalışmalarını sürdürür.
Dalışın yapılacağı Nara Burnun da gemi trafiğinin yoğunlaşması ve 3 ayrı
yönde dip akıntısı olmasından dolayı 5 ci Stevens çapa da atılarak geminin
taraması önlenir.
Enes Edis hazırlanır ve Dora II dalış asansörüne biner, bale – out ( sırt
tüpü ) Heliox doldurulmuştur. Dumlupınar denizatlısında denizcilerimizin
şehit oldukları bölüme inecek ve eliyle “ denizaltı battı şamandırası “ nın
yuvasına “ VATAN SİZE MİNETTARDIR “ plaketini bırakacaktır. Bu dalış
sırasında stand-by dalgıç olarak Fatih Aksu hazır bekletilir. Vinç in
çalışmasıyla, dalış asansörü ve dalgıç yavaş yavaş Nara Burnunun koyu renkli
akıntılı sularında dalışa başlar. Karışım gaz mani foldu ve telefon cihazı
başında Oğuz Kurtoğlu bulunur. Devamlı olarak DIVEX Oksijen Analizörü ile
Heliox – Nitrox incelenir. Tüm dalış kayıtları yazılırken, dalgıç ile
aradaki bağlantıyı sağlayan Umbılıcal ( hortum demeti ), haberleşme
kablosunun kontrolleri dalgıç Barçın Akkoca ve Davut Uygun tarafından
kontrol edilir. Dora II asansörünün altındaki 1000 watt( VIKING - AQUABEAM )
lık ışık kaynağı ile yavaş yavaş Dumlupınar deniz altısı aydınlanmaya
başlamıştır. Dalgıçın başlığına bağlı kamera ile çektiği görüntüler
monitörlerden izlenmeye başlamıştır. Asansör Dumlupınar’ın yakınında durur
dalgıç asansörden iner ve denizaltı üzerinde ilerleyerek plaketi bırakması
gereken yere bırakır. İşte tarihi an bu andır. Görüntüleri izleyenler
arasında derin bir sezsizlik olmuş tur. Elim bir deniz kazasında Şehit olan
Deniz altıcılarımız şehitliklerinde ziyaret edilir ve Dumlupınar
denizaltısının tüm görüntüleri çekilir. Yapılan bu Dumlupınar Ekspedisyonu,
Savaş Karakaş ın uzun araştırma ve çalışmaları sonucunda , DETEK DENİZ
TEKNOLOJİSİ LTD.ŞTİ nin modern ekipmanları ve profesyonel ekibi ile
gerçeğe dönüşmüş olur.
Dalışın bitmesi ile dalgıç tekrar asansöre döner ve çıkış işlemleri başlar.
Dalış, 270 ft / 20 dk olarak uygulanmış tır. 0 – 60 ft arası hava dalışı, 60
– 270 ft arası ise Heliox dalışı yapılmıştır. Dip zamanı 60 ft de
başlatılmıştır. Çıkışta normal prosedür e göre 100 ft veya 100 ft de deko
durağı yoksa en yakın ilk stop ta Nitrox a geçilmiştir, bu dalışta 90 ft
deki deko durağında %50 - %50 oranındaki Nitrox a geçilmiştir.
Durakları ise şöyledir:
|
120 ft
90 ft
80 ft
70 ft
60 ft
50 ft
40 ft
|
7 dk
2 dk
6 dk
6 dk
8 dk
10 dk
78 dk |
36.6 m
27.4 m
24.4 m
21.3 m
18.3 m
15.2 m
19.2 m |
olarak yapılmıştır. 50 ft
deko durağındaki deko süresinin 1.5 kat ve 40 ft deko durağındaki tabloda 50
ft deko süresinin 2 katı kadar sürelerde deko yapılıp oksijen dekosu
yaptırılmak üzere dalgıç satha getirilip 3.5 dk içersinde basınç odasına
alınır. 40 ft derinlikte medikal oksijen solutularak satıh dekosu na
başlanır.

Deko süresi bitip basınç
odasından çıkan Enes Edis duygu ve düşüncelerini şöyle anlatır:
Gazi ve şehit yakınları ile geçirdiğimiz yoğun
günlerde denizaltındaki şehitlerin hikayelerini, karakterlerini dinlemek,
yazdıkları şiirleri okumak beni bir hayli duygulandırmıştı. Dalış
öncesindeki günlerde ekibin, bana bakışının değiştiğini küçük esprilerle”
patron maaşları öde de öyle dal” esprileri bile içlerindeki korkuları
yansıtıyordu. 30 senedir hemen hemen her gün tehlikeli batıklarda çalışıp
dünyanın tüm denizlerinde dalmama rağmen, bu dalışın heyecanını bir türlü
bastıramıyordu. Dr. Doğu muayenelerimi yapıp” abi istemiyorsan
vazgeçebilirsin, bu çok normal bir şey” dedi. Ama ben bu dalışa Hayat
Mecmualarında Vedat Dora ve ekibinin 1958 senesindeki yaptıkları dalışlar,ı
çocukluğumda gördüğüm gün hazırlanmıştım. Polarımı ve kuru elbisemi giydim,
KIRBY MORGAN SUPERLITE 17B başlığı kullanmaktan, elimde kalın eldiven olduğu
için acil bir durumda emniyet mandalını açmak sorun olacağını düşündüğüm
için vazgeçtim. Ve 18 B başlığı tercih ettim. Umbilicam da bir demet
hortumdan oluştuğu için (çapı 10 cm) akıntı faktörü etki edince satıhta iki
hortumcu ( tender ) nun zor zapt edeceğini biliyordum.Bu şartlarda aşağıda
bu hortumu tutmam mümkün olmayacağı gibi, akınıtnın beni yüzeye
atabileceğini bildiğimden birisi 15 metrede diğeri 5 metrede 2 karabina yı
hortuma bağladım, bütün yük bu bağlara biniyor. Fazla hortumuda asansörün
içine roda ettim.Başlık kamerasının son ayarları yapıldı. Denizaltı üzerine
koyacağım plaketi akıntıda uçmasın diye çanın içine bağladım ve telefondan
“OKEY “ komutu gelince bende “MAYNA” komutu verdim. “ MAYNA” komutu ile
asansör suya girince akıntıyla döndü, üç metrede tekrar her şeyimi kontrol
ettim. Evet 50 SENE ÖNCESİNE YOLCULUK başlamıştı. Asansör aşağıya doğru ağır
ağır etrafında akıntıdan girdaplar oluşarak iniyordu. İndikcede su kararmaya
başlamıştı. 60 ft e geldiğimde asansör durdu ve telefonda saymaya başladım.
Buçuk 1, buçuk 2, buçuk 3 Heliox un bana ulaşması zaman alacağı için,
havalandırma valfını açarak Heliox un süratli gelmesini sağlıyorum ve sesim
değişiyor. Artık Heliox solumaya başladım. Orta sulara geldiğim zaman anafor
akıntıları başladı. Eski yıllarda Çanakkale’de çalışırken bu anaforları
biliyorduk ama Nara Burnu bir başka, Asansör sağa sola yalpalamaya ve
inanılmaz girdaplar etrafımda dönmeye başladı. “ Asansör çok iyi iş
görüyordu Bravo Vedat Dora’ya “ diye içimden geçirdim.. Asansör tekrar
hareket ediyor. Sular karardıkça kararıyordu aşağıya bakan 1000 wattlık
Viking’i yaktırıyorum ve maynaya devam ettiriyorum, su karanlık ve karanlık
olduğu kadar da berrak aşağılarda gri balinaya benzeyen dev cüsse
beliriyor.İşte Dumlu 50 sene sonra en yakınındaki insan benim, planladığımız
gibi tam uskunduraların üzerine iniyor asansör, sesim çıkmıyor. Nerdeyse “
HOP “ demeyi unutuyordum, asansör duruyor akıntıyı kontrol ediyorum. Akıntı
fena değil, karabinamı çözüyorum, plaketi alıyorum ve uskunduraların
üzerinden denizaltından son sesinin geldiği satıh ile irtibat kurduğu kıç
torpido dairesinin üzerine iniyorum. İçerideki şehitlerle aramda sadece
Dumlunun güverte tahtaları ve karina saçı var, denizaltının üzerinde
sephiyemi ağırlaştırarak denizaltı ya dokuna dokuna ilerliyorum ve kıç
torpido dairesi kapağı na geliyorum işte bunun altında şehitlerimiz var içim
ürperiyor. Kapağın üzeri çeşitli deniz canlıları ile kaplanmış ve çok da
misina var. Yavaş yavaş geminin sancağa yatık güvertesinden baş tarafa doğru
akıyorum. Daha önce R.O.V. la çekimlerini yaptığımız menholler güverte hepsi
tanıdık planlardan kafama kazınmış gibi torpido yükleme kaportasının biraz
daha farklı olması gerekiyor ve işte kaporta. Onun üzerinden geçerek
hedefime ilerliyorum. Etrafıma bakıyorum. 1000 wattlık viking ve başlık
lambasının aydınlığından başka etraf zifiri karanlık her taraf misina bir
tanesine takılmayı aklımdan bile geçirmek istemiyorum. Denizaltının iskele
tarafında battı şamandırasının boş yuvası hayal meyal beliriyor ilerliyorum
ve battı şamandırasının kopan kablosu üstü deniz canlılarıyla kaplı, 50
senedir sessiz duruyor ve bana teslim edilen plaketi battı şamandırasının
yuvasına bırakıyorum. GÖREV TAMAM. Yukarıdan “ Asansöre dön çıkış başlıyor “
sesini duyuyorum. DUMLU yu tutmak, dokunmak, hissettiklerimi herkesle
paylaşmak istediğim fakat tarif edecek kelimeleri biraraya getirmenin mümkün
olmadığı bir duygu. Oğuz’un telefonda sesi duyuluyor.” 120 ft dekosu “ ilk
deko da hem 50 sene sonra Dumluya dokunmanın gururu, gazilerin ve şehit
yakınlarının bana dokunuşlarını aşağı taşımam ve Türkiye’de kendi
profesyonel ekibim, kendi profesyonel dalgıcım kendi profesyonel denizcimle
yapmış olduğumuz yüzey destekli karışım gaz dalışının mükemmel sonuçlanması
artık gelsin bundan sonraki deko stopları.....
ŞEHİTLERİMİZİN RUHLARI ŞAD OLSUN
BU BELGESEL MAYIS 2003 DE CNN TÜRK DE
2 BÖLÜM HALİNDE GÖSTERİLDİ.
Dumlupınar
Ekspedisyonu
Resimleri
Bu Web Sitesinin tüm hakları
saklıdır.
Bu site Webdesigner2000 tarafından tasarlanıp inşa edilmiştir.
|