Ana Sayfa



hakkımızda

hizmetler

ekipmanlar

araştırmalar

organizasyonlar

haberler

iletişim

 

 

For English:
anieng-k01.gif (650 bytes)

 

 

DUMLUPINAR DENİZALTISI BELGESELİ

Araştırmacı dalgıç olmanın en güzel yanı, bilinmeyeni keşfetmek, bu yolda tarifi mümkün olmayan heyecanlar duymak, ve birbirine canını teslim etmekten çekinmeyen bir ekip ile birlikte yeniden var olmaktı. Dumlupınar araştırmasının amaçlarının başında, tarihi ve kültürel değerlerimize sahip çıkmak, 21. yüzyılda artık Türk dalgıç ve deniz araştırmacılarınında, dünyadaki meslektaşları gibi profesyonel, donanımlı ve aynı derecede kabiliyetli olduğunu kamuoyuna göstermekti. Özellikle Dumlupınar araştırması Detek ekibi için iyi bir çalışma noktası olacaktı. Ekipte, Dumlupınar denizaltısındaki şehitlere yıllar sonra ilk ziyareti gerçekleştirecek olanların yine aynı dünyaya gönül vermiş deniz emekçisi Türk dalgıçların olması gerektiği inancı hakimdi. Çünkü dalgıçlar ile deniz altıcılar arasında birbirine çok benzeyen acılar,sevinçler,uzun ayrılıklar, heyecanlar ve bir kader benzeşmesi vardı. Detek ekibi, yıllar sonra Çanakkale boğazının derinliklerindeki kabirlerinde yatan sualtına gönül vermiş büyüklerini ziyaret edecek olmanın getirdiği ve sadece bu yola baş koymuş insanların anlayabileceği, tarifi mümkün olmayan duygular içerisinde görevlerine hazırlanıyorlardı. Bu sessiz dünyaya yapılacak ziyarette herkes saygılı ve mümkün olduğu kadar sessiz kalmalı idi.

Dumlupınar Ekspedisyonu Resimleri

Bu proje, 3 sene önce Savaş Karakaş’ın Enes Edis ile bir sohbeti sırasında ortaya çıkmış. Amaç senelerdir dalınamayan Dumlupınar deniz altısına dalıp, şehitlerimizi şehitliklerinde ziyaret etmek ve bu güne kadar hiç görüntülenemeyen şehitliğin belgeselini hazırlamak.
Bu dalışın planları derin su dalgıcı olan Enes Edis ( Detek Deniz Teknolojisi Ltd.Şti nin sahibi ) ve Oğuz Kurtoğlu ( Operasyon Müdürü – R.O.V operatörü – Santa Barbara City Collage Marine Tecnology nin ilk Türk mezunu ) nun yıllar süren planlamaları sonun da 2 ayrı metot üzerinde çalışmaya karar kılınmış. Bunlardan biri R.O.V ile ( Remote Operated Vehicle – uzaktan kontrollü cihaz ) sualtı çekiminin yapılması, diğer bir metot ise dalgıç tarafından batık deniz altıya ulaşılıp, şehitlerin ziyareti anısına “ VATAN SİZE MİNNETTARDIR “ plaketinin konulması ile düşünce aşaması tamamlanır.
Dumlupınar dalışında kullanılacak Karışım Gaz Dalış Mani foldu ve Dora II isimli akıntı asansörü nün yapımına başlanır. Dalış Manifoldu nun yurt dışına sipariş ile yaptırılması uzun süre alacağı için malzemelerin bir kısmı ( BORŞEN – HAMLET firmasından ) temin edilip , ofiste temiz bir ortam da Oğuz Kurtoğlu tarafından tasarlanan, planı Rauf Tankal tarafından çizilen ve profesyonel bir ekip tarafından tamamlanır. Satıhtan beslemeli bu Karışım Gaz Manifoldu Türkiye de ilk defa Detek Deniz Teknolojisi tarafından Dumlupınar Ekspedisyonunda kullanılmış.
Detek Atölyesinde ise, 1958 yılında Albay Vedat Dora tarafından akıntı için planlanıp kullanılan “Dora akıntı asansörü ” örnek alınıp geliştirilerek Ali Bat ve teknik ekibi tarafından yapılır ve onun anısına ithafen “ Dora II “ ismi verilir. 4 ton ağırlığındaki asansörde akıntı ayar kanatları bulunur. Bu çalışmalar sürerken Oğuz Kurtoğlu tarafından hesaplamaları yapılıp oranları belirlenen karışım gazların ( Heliox - % 13,8 Oksijen- % 86,2 Helyum ) ( Nitrox - % 50 Oksijen - %50 Azot ) siparişi BOS firmasına verilir. Dalgıç ekibi ise, tüm ekipmanların testlerini yapıp derin su dalışı için hazırlanır. Bir yandan da dalış ile ilgili tüm brifingler yazılır.
Dalıştan önce çekimde kullanılacak R.O.V ( uzaktan kontrollü cihaz ) sörvey sınıfı bir cihaz olup 6 adet satıhtan hızları ayarlanabilen motora sahip, çekim sırasında ortamı aydınlatmaya yarayan 4 adet 100 Watt lık halojen projektörü ile, 330 mt kadar dalabilir, 6 mm 40 derece geniş açılı 70 derece hareket edebilen objektife sahip R.O.V aynı zaman da bulunduğu yerin mevkii, derinliği, ve su sıcaklığını bildirebilen bu teknolojik cihaz, Özel sektör de ilk defa DETEK DENİZ TEKNOLOJİSİ Şirketi tarafından 4 yıl önce satın alınıp, çeşitli projelerde kullanılır.
Tüm monitörler, kayıt cihazları, ve R.O.V cihazı nın denemeleri Sedat Senyücel ve ekibi tarafından test kayıtları yapılıp hazırlanır.
Yüzer ekipman olarak; Detek Salvor Römorkörü ( 33 mt boyunda, 2 adet towing ırgatı, 2 adet teleskopik vinç, 2 adet baş çapa, 4 adet 3 er tonluk Stevin ve Danfort çapa , alçak ve yüksek basınç kompresörleri, 3 adet jeneratör, Navtex , 2 adet radar cihazı, VHF , SSB , GPS, Side Scan Sonar ile donanımlı ), Detek – 1 gemisi ( 18 mt boyunda, radar, VHF, Radyo Telefon, GPS, Echosounder, Raytheon presicion fathometer sonar, 2 adet kompresör, jeneratör ve 1 adet çift kabinli 2 kişilik basınç odası ), Katır -1 çıkarma botu ( Detroit 270 hp, VHF ) ve 22 kişilik gemi personeli ve 13 kişilik dalgıç ekibi ile sevk ve idaresinden sorumlu Hasan Akkuş ve Mustafa Çankaya kaptanlar ile görev dağılımı yapılmış, hazır halde Çanakkale Limanına demirler.
İstanbul’dan gelen, Dora II akıntı asansörü, karışım gaz istasyonları, ile Pakistan’daki biten şantiyeden gelen 3 kişilik çift kabinli Basınç Odası konteynır ı ; Detek Salvor gemisine çok sayıda meraklı ziyaretçi nin bakışları arasında güverte ye alınıp Mobilizasyon işi tamamlanır.
Ertesi gün, hazırlıklar yapılırken çok sayıda basın mensubuna Dumlupınar Ekspedisyonunda görev alacak yüzer araçlar ile kullanılacak çekim ve dalış ekipmanları nın tanıtımı yapılır.
Mevki ve sörvey çalışmaları için Selçuk Kolay ın Botnia teknesine Side Scan Sonar cihazı monte edilir. Sörvey ekibinde Selçuk Kolay, Oğuz Kurtoğlu ve Okan Taktak’ın çalışmaları sonunda Dumlupınar batığının noktasal olarak yeri tespit edilir. 81 mt de başlıyan DUMLUPINAR, 105 mt ye kadar inmekte ve sancağa 15-20 derece meyille yatmaktadır. Bu dip görüntüleri kağıt çıktılara alınırken Saki Uğurlu tarafından çalışmalar kayda alınır.
Ertesi gün erken saatlerde Limandan ayrılan Detek Salvor gemisi nin 12 kişilik misafiri de bulunmaktadır. Misafirler kazadan sağ kurtulan Hüseyin İnkaya ve Hüseyin Akış ile 1958 yılında dalışı gerçekleştiren derin su dalgıcı Yılmaz Süsen ve kazada yakınlarını kaybeden şehit aileleridir. Dumlupınar Şehitliğinin üstüne gelindiğinde denize çelenk atılarak saygı duruşunda bulunulur. Çok duygulu anlar yaşanmaktadır ve Savaş Karakaş’ın 10 kişilik belgesel film ekibi çekim yapmaktadır.Detek Salvor gemisinin Kaptan Köşkünde yapılan röportajlarda ise duygu dolu anlar yerini göz yaşlarına bırakmıştır. Bu duygusal saatlerden sonra Limana yanaşılarak misafirlerini uğurlarlar. Şehit yakınları ilk defa Detek Salvor ile şehitliklerini gezerler ve anlatılması zor duygular ile yüklü olarak gemi personeliyle vedalaşırlar. Ertesi sabah erken saatlerde batığın üzerine Four Point Anchoring ( 4 nokta çapalama ) sistemi ile konuşlandırılır. Bu çalışmalarda 3 er tonluk 2 adet Stevin 2 adet Danfort çapa kullanılır. Detek firmasına ait 2 yardımcı gemide konuşlandırmada görev alır. Diğer yandan da Nara Burnunda bulunan Batığın konumu tam Boğaz trafiğinin gidiş – geliş yolu arasındadır. Bunun için Uluslar arası gündüz ve gece işaretleri kullanılırken geçiş yolu üzerindeki risklere karşı emniyet tedbirleri alınır. Kaptanlar tarafından gemi Jurnali tutulurken, Çanakkale Trafik Kontrol, Çanakkale Liman Başkanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı ile telsiz muhaberatı sağlanır. 13 gün sürecek bu çalışmalar sırasında Boğaza girip – çıkan gemiler çok yakın seyrederler Detek Salvor gemisine.
R.O.V cihazı ile operasyon çalışmaları, ve sualtı görüntüleri kaydedilmeye başlanır. R.O.V cihazının batık üstünde herhangi bir yere takılma riski olmasına rağmen problemsiz tamamlanır. Ve 20 saatlik kayıt gerçekleştirilir . Bu arada Detek Salvor un salonuna kurulan kayıt cihazları ve 3 adet monitörden, görüntüler masada bulunan Amerika’dan Prodüktör Savaş Karakaş tarafından getirtilen Dumlupınar’ın projeleri üzerinde kaydedilen yerler belirlenir ve ona göre Dumlupınar’ın tüm kapakları, kulesi, uskunduraları, şaftı, pervaneleri, “denizaltı battı şamandırası” ndan kopup denizaltının üstüne düşen kalın irtibat kablosu ve şamandıra yuvası görüntülenir. Denizaltının üstündeki güverte tahtaları bile çok net şekilde kayda alınır. Kıç taraftan başlanan görüntüleme operasyonu, başa kadar devam eder bu arada çarpışmada yara alan kısım görüntülenir. Gece devam eden çekimlerde R.O.V nin ışıklarına çok sayıda balık, ve kalamar toplanır.
Dalış operasyonu başlamadan önce, 13 kişilik dalgıç ekibi tarafından Kirby Morgan Superlite 17B ve Kirby Morgan 18B Band Mask dalış başlıklarının son kontrolleri yapılır, dalgıç ile satıh arasındaki telekomünikasyonu sağlayacak olan ve özellikle karışım gaz dalışlarında kullanılmak için tasarlanmış AMCOM II marka telefon cihazının ses bağlantıları nın son kontrolleri yapılır. Bu satıhtan beslemeli karışım gaz dalışında, Commercial Procedür kullanılacak ve U.S. NAVY mix-gaz deko tablosu uygulanacağı Operasyon müdürü tarafından bildirilir.
Dalış günü sabahın erken saatlerinde başlayan hareketlilik ve heyecan daha da artar.Son dakika brifinginde, dalışın zor şartları, akıntı, görevlerin eksiksiz tamamlanması vurgulanır.Dalış boyunca DETEK SALVOR yedeğinde bulunan DETEK-1 gemisinin içersindeki diğer Basınç odası da hazırlanarak ek önlem alınır.( Kuzey denizinde yaşanan platform kazaları örnek alınarak Detek Salvor gemisinin başka bir gemi ile çarpışması durumunda aşağıdaki dalgıç satha geldiğinde 2. basınç odası bağımsız olarak beklemektedir. ) Bu çalışmalar yapılırken Gemi Doktoru Sualtı Hekimi Doğu Çankaya ya dalgıç İsmail Kocakuşak sağlık çalışmalarında yardımcı olur, alınması gerekli tedbirleri ve kullanılacak cihazların kontrollerini yaparlar.
Sıra Enes Edis in gerçekleştireceği yüzey destekli karışım gaz dalışı için dalış ekipmanlarının giydirilmesine gelir. Heliox kullanılmasından ve denizin soğuk olmasından dolayı vücut ısısı çabuk düşeceğinden kuru elbise içersine polar giysiler giyer. Bu anlar da tüm ekip profesyonelliği ile son derece dikkatli çalışmalarını sürdürür.
Dalışın yapılacağı Nara Burnun da gemi trafiğinin yoğunlaşması ve 3 ayrı yönde dip akıntısı olmasından dolayı 5 ci Stevens çapa da atılarak geminin taraması önlenir.
Enes Edis hazırlanır ve Dora II dalış asansörüne biner, bale – out ( sırt tüpü ) Heliox doldurulmuştur. Dumlupınar denizatlısında denizcilerimizin şehit oldukları bölüme inecek ve eliyle “ denizaltı battı şamandırası “ nın yuvasına “ VATAN SİZE MİNETTARDIR “ plaketini bırakacaktır. Bu dalış sırasında stand-by dalgıç olarak Fatih Aksu hazır bekletilir. Vinç in çalışmasıyla, dalış asansörü ve dalgıç yavaş yavaş Nara Burnunun koyu renkli akıntılı sularında dalışa başlar. Karışım gaz mani foldu ve telefon cihazı başında Oğuz Kurtoğlu bulunur. Devamlı olarak DIVEX Oksijen Analizörü ile Heliox – Nitrox incelenir. Tüm dalış kayıtları yazılırken, dalgıç ile aradaki bağlantıyı sağlayan Umbılıcal ( hortum demeti ), haberleşme kablosunun kontrolleri dalgıç Barçın Akkoca ve Davut Uygun tarafından kontrol edilir. Dora II asansörünün altındaki 1000 watt( VIKING - AQUABEAM ) lık ışık kaynağı ile yavaş yavaş Dumlupınar deniz altısı aydınlanmaya başlamıştır. Dalgıçın başlığına bağlı kamera ile çektiği görüntüler monitörlerden izlenmeye başlamıştır. Asansör Dumlupınar’ın yakınında durur dalgıç asansörden iner ve denizaltı üzerinde ilerleyerek plaketi bırakması gereken yere bırakır. İşte tarihi an bu andır. Görüntüleri izleyenler arasında derin bir sezsizlik olmuş tur. Elim bir deniz kazasında Şehit olan Deniz altıcılarımız şehitliklerinde ziyaret edilir ve Dumlupınar denizaltısının tüm görüntüleri çekilir. Yapılan bu Dumlupınar Ekspedisyonu, Savaş Karakaş ın uzun araştırma ve çalışmaları sonucunda , DETEK DENİZ TEKNOLOJİSİ LTD.ŞTİ nin modern ekipmanları ve profesyonel ekibi ile gerçeğe dönüşmüş olur.
Dalışın bitmesi ile dalgıç tekrar asansöre döner ve çıkış işlemleri başlar. Dalış, 270 ft / 20 dk olarak uygulanmış tır. 0 – 60 ft arası hava dalışı, 60 – 270 ft arası ise Heliox dalışı yapılmıştır. Dip zamanı 60 ft de başlatılmıştır. Çıkışta normal prosedür e göre 100 ft veya 100 ft de deko durağı yoksa en yakın ilk stop ta Nitrox a geçilmiştir, bu dalışta 90 ft deki deko durağında %50 - %50 oranındaki Nitrox a geçilmiştir.
Durakları ise şöyledir:

120 ft
  90 ft
  80 ft
  70 ft
  60 ft
  50 ft
  40 ft

7 dk
2 dk
6 dk
6 dk
8 dk
10 dk
78 dk

 36.6 m
  27.4 m
  24.4 m
  21.3 m
  18.3 m
  15.2 m
  19.2 m

olarak yapılmıştır. 50 ft deko durağındaki deko süresinin 1.5 kat ve 40 ft deko durağındaki tabloda 50 ft deko süresinin 2 katı kadar sürelerde deko yapılıp oksijen dekosu yaptırılmak üzere dalgıç satha getirilip 3.5 dk içersinde basınç odasına alınır. 40 ft derinlikte medikal oksijen solutularak satıh dekosu na başlanır.

Deko süresi bitip basınç odasından çıkan Enes Edis duygu ve düşüncelerini şöyle anlatır:

Gazi ve şehit yakınları ile geçirdiğimiz yoğun günlerde denizaltındaki şehitlerin hikayelerini, karakterlerini dinlemek, yazdıkları şiirleri okumak beni bir hayli duygulandırmıştı. Dalış öncesindeki günlerde ekibin, bana bakışının değiştiğini küçük esprilerle” patron maaşları öde de öyle dal” esprileri bile içlerindeki korkuları yansıtıyordu. 30 senedir hemen hemen her gün tehlikeli batıklarda çalışıp dünyanın tüm denizlerinde dalmama rağmen, bu dalışın heyecanını bir türlü bastıramıyordu. Dr. Doğu muayenelerimi yapıp” abi istemiyorsan vazgeçebilirsin, bu çok normal bir şey” dedi. Ama ben bu dalışa Hayat Mecmualarında Vedat Dora ve ekibinin 1958 senesindeki yaptıkları dalışlar,ı çocukluğumda gördüğüm gün hazırlanmıştım. Polarımı ve kuru elbisemi giydim, KIRBY MORGAN SUPERLITE 17B başlığı kullanmaktan, elimde kalın eldiven olduğu için acil bir durumda emniyet mandalını açmak sorun olacağını düşündüğüm için vazgeçtim. Ve 18 B başlığı tercih ettim. Umbilicam da bir demet hortumdan oluştuğu için (çapı 10 cm) akıntı faktörü etki edince satıhta iki hortumcu ( tender ) nun zor zapt edeceğini biliyordum.Bu şartlarda aşağıda bu hortumu tutmam mümkün olmayacağı gibi, akınıtnın beni yüzeye atabileceğini bildiğimden birisi 15 metrede diğeri 5 metrede 2 karabina yı hortuma bağladım, bütün yük bu bağlara biniyor. Fazla hortumuda asansörün içine roda ettim.Başlık kamerasının son ayarları yapıldı. Denizaltı üzerine koyacağım plaketi akıntıda uçmasın diye çanın içine bağladım ve telefondan “OKEY “ komutu gelince bende “MAYNA” komutu verdim. “ MAYNA” komutu ile asansör suya girince akıntıyla döndü, üç metrede tekrar her şeyimi kontrol ettim. Evet 50 SENE ÖNCESİNE YOLCULUK başlamıştı. Asansör aşağıya doğru ağır ağır etrafında akıntıdan girdaplar oluşarak iniyordu. İndikcede su kararmaya başlamıştı. 60 ft e geldiğimde asansör durdu ve telefonda saymaya başladım. Buçuk 1, buçuk 2, buçuk 3 Heliox un bana ulaşması zaman alacağı için, havalandırma valfını açarak Heliox un süratli gelmesini sağlıyorum ve sesim değişiyor. Artık Heliox solumaya başladım. Orta sulara geldiğim zaman anafor akıntıları başladı. Eski yıllarda Çanakkale’de çalışırken bu anaforları biliyorduk ama Nara Burnu bir başka, Asansör sağa sola yalpalamaya ve inanılmaz girdaplar etrafımda dönmeye başladı. “ Asansör çok iyi iş görüyordu Bravo Vedat Dora’ya “ diye içimden geçirdim.. Asansör tekrar hareket ediyor. Sular karardıkça kararıyordu aşağıya bakan 1000 wattlık Viking’i yaktırıyorum ve maynaya devam ettiriyorum, su karanlık ve karanlık olduğu kadar da berrak aşağılarda gri balinaya benzeyen dev cüsse beliriyor.İşte Dumlu 50 sene sonra en yakınındaki insan benim, planladığımız gibi tam uskunduraların üzerine iniyor asansör, sesim çıkmıyor. Nerdeyse “ HOP “ demeyi unutuyordum, asansör duruyor akıntıyı kontrol ediyorum. Akıntı fena değil, karabinamı çözüyorum, plaketi alıyorum ve uskunduraların üzerinden denizaltından son sesinin geldiği satıh ile irtibat kurduğu kıç torpido dairesinin üzerine iniyorum. İçerideki şehitlerle aramda sadece Dumlunun güverte tahtaları ve karina saçı var, denizaltının üzerinde sephiyemi ağırlaştırarak denizaltı ya dokuna dokuna ilerliyorum ve kıç torpido dairesi kapağı na geliyorum işte bunun altında şehitlerimiz var içim ürperiyor. Kapağın üzeri çeşitli deniz canlıları ile kaplanmış ve çok da misina var. Yavaş yavaş geminin sancağa yatık güvertesinden baş tarafa doğru akıyorum. Daha önce R.O.V. la çekimlerini yaptığımız menholler güverte hepsi tanıdık planlardan kafama kazınmış gibi torpido yükleme kaportasının biraz daha farklı olması gerekiyor ve işte kaporta. Onun üzerinden geçerek hedefime ilerliyorum. Etrafıma bakıyorum. 1000 wattlık viking ve başlık lambasının aydınlığından başka etraf zifiri karanlık her taraf misina bir tanesine takılmayı aklımdan bile geçirmek istemiyorum. Denizaltının iskele tarafında battı şamandırasının boş yuvası hayal meyal beliriyor ilerliyorum ve battı şamandırasının kopan kablosu üstü deniz canlılarıyla kaplı, 50 senedir sessiz duruyor ve bana teslim edilen plaketi battı şamandırasının yuvasına bırakıyorum. GÖREV TAMAM. Yukarıdan “ Asansöre dön çıkış başlıyor “ sesini duyuyorum. DUMLU yu tutmak, dokunmak, hissettiklerimi herkesle paylaşmak istediğim fakat tarif edecek kelimeleri biraraya getirmenin mümkün olmadığı bir duygu. Oğuz’un telefonda sesi duyuluyor.” 120 ft dekosu “ ilk deko da hem 50 sene sonra Dumluya dokunmanın gururu, gazilerin ve şehit yakınlarının bana dokunuşlarını aşağı taşımam ve Türkiye’de kendi profesyonel ekibim, kendi profesyonel dalgıcım kendi profesyonel denizcimle yapmış olduğumuz yüzey destekli karışım gaz dalışının mükemmel sonuçlanması artık gelsin bundan sonraki deko stopları.....
 

ŞEHİTLERİMİZİN RUHLARI ŞAD OLSUN

BU BELGESEL MAYIS 2003 DE CNN TÜRK DE
2 BÖLÜM HALİNDE GÖSTERİLDİ.



 

Dumlupınar Ekspedisyonu Resimleri


Bu Web Sitesinin tüm hakları saklıdır.
Bu site Webdesigner2000 tarafından tasarlanıp inşa edilmiştir.